Reklamlar

Neden Raw fotoğraf çekmeliyiz?

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Kısaca RAW

RAW formatı, dijital fotoğraf makinelerinin negatif filmi olarak da düşünebiliriz. Sensörden gelen ham verinin hiç bir işleme tabi tutulmadan hafızaya almayı sağlayan bu format, fotoğrafçıya orjinal fotoğraf kalitesi bozulmadan fotoğrafı düzenleme imkanı verir.

Dijital fotoğrafçılığın son 10 yıldaki akıl almaz hızına paralel olarak, eskiden sadece profesyonel DSLR makinalarda olan raw fotoğraf çekim imkanı, artık hem yarı profesyonel hem de pek çok kompakt makinada bulunuyor.

İşte fotoğraflarınızı raw çekmek için 5 neden:

1- Makinanızın sensöründen maksimum faydalanmak

Günümüzde, kompakt makinalar da dahil olmak üzere, dijital fotoğraf makinalarının sensör kaliteleri oldukça yükseldi. Ve unutmayın: Raw çekim sensörden maksimum verim almanızı sağlayacak.

Kısaca açıklamak gerekirse;

Fotoğraf çekerken, sensörden gelen ışık, her bir piksele belirli oranda gelir. Standart olarak Amatör ve yarı profesyonel fotoğraf makinaları, 12 bit renk derinliğinde raw fotoğraf çeker. Bu tip bir sensöre gelen ışığın dağılımı ise, oldukça yüksek bir değer olan 4096 aralıkta gelir. Yani, fotoğraftaki aydınlık ve karanlık bölgeler arasındaki geçişler oldukça geniş bir aralıkta gerçekleşir.

Ancak aynı fotoğraf JPEG çekildiği zaman, fotoğraf makinamız, içerdeki 12 bit datayı 8 bit’e ve 256 ışık aralığına düşer.  Yani orijinal verinin ancak yüzde 6’sına sahip oluruz.

2- Sensörden gelen veriyi kayıpsız işlemek

Raw olarak kaydettiğiniz fotoğrafta, sensör kalitesine göre değişmekle birlikte, pozlama, beyaz dengesi, contrast, keskinlik ve hatta kromatik bozulma gibi pek çok değeri önemli bir data kaybına uğramadan kontrol edebilirsiniz. Raw çekildiği için, hiç yoktan harika JPEG’lere dönüşmüş pek çok RAW fotoğraf vardır, yeter ki kadrajınız düzgün olsun!

3- Düşük pozlanmış bir fotoğrafı kurtarmak

 “Ah biraz daha yüksek pozlasaymışım harika bir fotoğrafmış!”

Eğer siz de, keşke demek istemiyorsanız, raw çekmenizi kesinlikle öneriyoruz. Birinci başlıkta da bahsettiğimiz gibi, oldukça fazla bir ışık aralığında çekildiği için, raw fotoğraflar çoğu zaman + 2, hatta bazen daha fazla pozlama telafisini minimum data kaybıyla sunarlar.

4- Beyaz dengesi ile sınırsızca oynamak

Jpeg çekip Photoshop’ta color balance ile renk düzeltmeye çalışıyor, ve çırpındıkça batıyosunuz değil mi? Sıkıştırılmış, renk ve ışık datası çok zayıf bir formattan başka bir şey beklemek de pek mümkün değil. Raw çektiğiniz zaman da, makinanız o an ayarladığınız beyaz dengesine göre çekim yapıyor, ancak daha sonra hiçbir veri kaybına uğramadan istediğiniz gibi

5- Geleceğe yönelik arşiv yapmak

Her ne kadar raw dosyaları, jpeg’e göre neredeyse 10 kat daha büyük olsa da (2 mb JPEG’in RAW hali 24-25 mb’ı bulabilir) ve depolamak zor olsa da, en azından seçtiğiniz fotoğrafların raw hallerini tutarsanız, ileride değişen zevklerinize göre fotoğrafı tekrar düzenlemeniz mümkün olacaktır. Ben, 10 yıl önce çektiğim bir fotoğrafı tekrar düzenleyip, evimin en güzel duvarına astığımı biliyorum😊

 

Reklamlar
Paylaşın.

1 Yorum

  1. Pingback: Backscatter’ı engellemenin 4 yolu | Gezgin Dalgıç

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: